Menopoz ve Cinsellik

Share

Dünyada farklı bölgelerde ve bireyler arası farklılıklar olmakla birlikte kadınlarda 40’lı yaşların ortasından itibaren yumurtalık hormon düzeyinde yavaş yavaş bir düşüş meydana gelir. Bu döneme “menopoz geçiş dönemi “ denir. Bu dönem bazen 10-15 yıl dahi sürebilir. Öte yandan kadınların yaklaşık %8’i 40 yaşından önce “erken menopoz” yaşayabilirler.

Herşeyden önce vurgulamamız gerekir ki, menopoz bir hastalık değildir. Bu dönem yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkan hormonal, bedensel ve ruhsal değişimleri içeren bir geçiş sürecidir. Bu açılardan menopoz ergenlik çağına benzetilebilir. Ergenlikte de bedensel ve ruhsal değişimler ortaya çıkar. Bu değişimlere bireyin alışabilmesi için hem zaman hem de çevrenin desteği önemlidir. Ergenlik de bir hastalık değildir. Bu bakımdan menopozda yapılması gereken tıbbi incelemeler ve tedaviler bir hastalığın tedavi edilmesinden çok, bedende ortaya çıkan değişimlere kişinin uyum sağlamasına ve ileride olabilecek hastalıkların önlenmesine yönelik işlemlerdir.

Menopozda genital ve üriner işlevler dediğimiz üreme, cinsellik ve idrar yollarına ait işlevlerde de bazı değişimler ortaya çıkar. Vajinada kuruma ve vajina duvarının incelmesi sonucunda bazı kadınlarda ağrılı cinsel ilişki ve zaman zaman zorlanmalar sonucunda idrar kaçırmalar olabilir. Cinsel uyarılma eşiği yükselebilir yani, cinsel olarak heyecanlanma yaratan uyaranlar zayıf kalabilir. Bunun sonucunda cinsel ilgi ve istekte azalma görülebilir.

Bir üstteki paragrafta yazılanlara bakarak menopozdaki kadının cinsel hayatının sona ereceğini düşünebilirsiniz; ama bu yargı hiç de doğru değildir. Dünyada son on yılda gittikçe artan araştırmalarda yukarıdaki belirtilerin menopozdaki kadınların yalnız küçük bir grubunda görüldüğü vurgulanmaktadır. Zaten menopozda görülen tüm değişimlerin kişinin daha önceki yıllardaki sağlık, beslenme, stres ve kalıtsal durumununa, ayrıca sigara ve alkol kullanımına, sosyal ve ekonomik düzeyine, fiziksel hareketliliğine, cinsel yaşamının doyumlu olup olmamasına bağlı olduğu biliniyor. Gençlik ve erişkinlik döneminde aktif bir cinsel yaşamı olmamış bir kadının cinselliğini menopozun olumsuz yönde etkilediği söylenemez.

Ayrıca, kadının sosyoekonomik, kültürel ve çalışma durumuna göre menopozu algılama ve yaşama tarzının farklı olduğu bilinmektedir. Menopoz ve cinsellikle ilgili araştırmalar genellikle menopoza ve cinselliğe ilişkin sorunları nedeniyle kliniklere başvuran kadınlarla yapıldığından bu zorlukları yaşamayanlarla ilgili bilgiler yeterli değildir. Cinsellikle ilgili sorunlara neden olan diğer etkenler arasında ise uygun bir partnerin olmaması, histerektomi (rahim ameliyatı) geçirmiş olmak, evde gerekli mahremiyetin sağlanamaması, eşin yeterince destek olmaması, eşte alkol sorunu, eşin cinsel işlev bozuklukları veya isteksizliği sayılabilir.

Yüz ortayaştaki kadından 41’i daha uzun sürede ve zor cinsel uyarılma, daha zayıf ve seyrek orgazm olabildiklerini ifade ederken, bazıları da cinsel duyarlılıklarının arttığını, çocukların evden ayrılması ve işlerinin azalması soruncunda cinsellik için daha fazla zaman ve enerjilerinin olduğunu, mahremiyetin daha kolay sağlandığını ve gebelik riskinden kurtulduklarını belirtmişlerdir. Gençlik yıllarına oranla cinsellikle ilgili daha rahat hissedip davrandıklarını, ketlenmelerinin ortadan kalktığını, kendilerinin ve partnerlerinin bedeni ve beden salgılarıyla daha fazla barışık olduklarını bildirmişlerdir.

Cinsellik araştırmaları yaparak cinsellikle ilgili önyargıları sarsan bilgileri ortaya çıkaran, dünyaca ünlü Masters ve Johnson’un sonuçlarına göre, 60 yaşından büyük 10 çiftin 7’sinin faal bir cinsel yaşamları vardı. Yıllar geçtikçe çoğu cinsel ilişki sıklıklarının ve yoğunluğunun azaldığını, ancak yaşamayı sürdürdükleri cinselliğin onlara keyif ve heyecan vermeye devam ettiğini ifade etmişler. Özellikle tıbbi hastalıkları olan bireylerin hem bu tıbbi durumlar hem de bunlar nedeniyle kullanılan ilaçlardan da olumsuz şekilde etkilendiklerini de hatırdan çıkarmamak gerek.

Sonuç olarak, cinsellik de tüm diğer işlevler ve davranışlar gibi her yaşta farklı şekillerde yaşanabilecek ve zevk alınabilecek çok yönlü bir işlev. Menopoz sonrası yaştaki kadınların tek tip bir grup olmayıp 40’lı yaşların başından başlayarak, 50’li yaşlarla süren ve 80’li 90’lı yaşlara uzanabilen karma bir grup olduğunu unutmadan, her yaş grubunun farklı düzeylerde cinsel yakınlıklar yaşayabileceğini vurgulamak yerinde olur. Orta ve ileri yaşlarda da iyi bir cinsellik, sağlıklı olmak, ilgili ve ilgi çekebilecek, çekici gelen bir partnerin olması ile bağlantılıdır.