Hayvan Fobileri (Böcek, yılan ve köpek korkuları)

Share

Hayvan fobisi nedir?

Kedi, köpek, yılan, örümcek, sıçan, kuş vb hayvanlarla karşılaşacağı veya bu hayvanlar tarafından kendisine zarar verileceğine (ısırılma gibi) dair mantıklı olmayan, orantısız korkuya denir. Bu fobisi olanlar genellikle hayvanlarla karşılaşmamak veya uzak durmak için aşırı tedbir alırlar, titzlik davranışları gösterirler, belli yerlerden kaçınabilirler.

Köpek fobisi var ise köpek olan bir ortama girmezler.

Özellikle fare, yılan, böcek ve örümcek korkusunda iğrenme duygusu ön planda olabilir. Hamam böceği korkusunda da iğrenme duygusu tüm tabloya hakimdir. Kişi hamam böceği gördükten sonra rahat edemez, yerini değiştirir, kaşınma hissedebilir.

Kişide diğer hayvanların (özellikle köpek bazen kedi) kendilerine saldıracağına dair düşünceler vardır.

Belirtileri neler?

Kişi korktuğu hayvanla karşılaşacağını düşündüğü ortam veya durumlara maruz kaldığı sırada yoğun ve kontrol edilmesi zor bir kaygı duygusu hissederler. Bu hayvandan mümkün olduğu kadar uzaklaşmaya çalışır, hatta bu kaçış sırasında kendini tehlikeye dahi atabilir. Örneğin, köpekten kaçmak için hızla seyreden trafikte yola inmek gibi.

Zihninde korku, panik, kötü birşey olacak, hastalanacak, hatta hayatını kaybedecek, kontrolünü kaybedecek, bayılacak, boğulacakmış gibi hisler ortaya çıkar. Bedeninde de bu anksiyetenin fiziksel – bedensel belirtileri oluşur.

 Hayvan korkusunun günümüzde görülmesi azaldı mı? Kent yaşamı ve doğal ortamlardan uzak yaşamamız bizi hayvanlardan uzaklaştırdı.

Kent yaşamında özellikle de şehrin eski yerleşim bölgelerinde doğal bitki ve hayvanlar neredeyse ortadan kalktı. Yeşil alanlarda ise çevre kirliliği, iklim değişiklikleri nedeniyle yine doğal yaşamın dengesi bozuldu. Evet artık ev hayvanları dışında daha az sayıda hayvanla karşılaşıyoruz, ancak bu durum korku / fobileri ortadan kaldırmıyor, yüzeye çıkmayan korkular içten içe sürüyor. Hatta alışkın olunmayan hayvanlarla birden karşılaşmak ani ve şiddetli bir korku yaratabiliyor. Genellikle tatil ortamları ve yazlıklarda bu korkuların su yüzüne çıktığı oluyor.

Kedi köpek gibi şehirde evlerde beslenen hayvanlara karşı da fobiler görülüyor ve bu da gerek apartman yaşamında gerek dost arkadaş ziyaretleri sırasında sorun yaşanabiliyor.

Hayvan fobisi neden ortaya çıkıyor?

Yılan, örümcek veya tehlikeli hayvan fobileri aslında tarih öncesi dönemde insanın atalarının kendilerini korumak için kaçınmak zorunda oldukları hayvanlardı. Yüzyıllar boyunca bu korku ve kaçınma gereği insanın genetik yapısına kodlanmış olduğu düşünülüyor.

Bu kişiler genellikle geçmişte, çocukluklarında bir hayvanın saldırısıyla karşılaşmış veya çevresindeki büyüklerin bu hayvandan aşırı derecede korkup iğrendiklerini görmüşlerdir.

Öte yandan psikanalitik kurama göre bilinç dışı korku ve istekler bilinç düzeyine çıkmak için zorladığında yasaklar nedeniyle benlik tarafından şekil değiştirmeye uğratılır ve bir hayvan fobisi şeklinde kendini gosterebilir.

Hayvan fobisinin görülme sıklığı nasıldır?

Hayvan fobisi toplumda en sık görülen fobidir. Yılan, örümcek, yarasa ve fare gibi kent yaşamında ender görülen fobiler ciddi bir işlev kaybı yaratmadığı için kliniğe başvurmazlar. Ne zaman bu hayvanlarla karşı karşıya gelme olasılığı ortaya çıkarsa ( tatil ortamı, inşaat şantiyelerinde, yolculuk sırasında vb) fobi belirtileri ortaya çıkar.

Çok şiddetli olup, günlük işlerini, mesleki veya sosyal ilişkilerini ciddi zarara uğratmadığı sürece hem genelde fobiler hem de hayvan fobileri olanlar tedaviye başvurmuyorlar ve durumlarını hastalık olarak kabul etmiyorlar.

 Kişi ne zaman tedaviye başvurmalıdır?

Tüm anksiyete bozuklukları ve fobilerde olduğu gibi br yeti kaybı yani kişinin gündelik işlev ve faaliyetlerinde bir bozulma varsa mutlaka bir ruh sağlığı kurumuna veya ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi bu fobide de kişiye önce hastalık ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi vermek çok önemlidir.

Bu fobide genellikle başlangıçta korkulan hayvana ait fotoğraflar, filmler, maketler kullanılır. Yardımcı yöntemler olarak da bu tür bir durum veya konuyla karşılaştığında yavaş ve derin olarak doğru nefes alıp verme ve vücuttaki bazı ana kas gruplarının önce yavaş yavaş kasılıp daha sonra da gevşetilmesi esasına dayanan gevşeme teknikleri ve hayali olarak korkulan durumu yaşama ve başa çıkma gibi yöntemler kullanılıyor.

Bu aşamadan sonra ise mümkün olan bazı hayvanların ( örümcek, hamam böceği, sinek vb) kapalı kutular içinde fobik kişilere gösterilmesi ve dokunması hedeflenir.

Bir de tedavilere beklenen cevabı vermemiş, kişiler arası ilişkilerde yaygın sorunlar yaşayanlarda psikanalitik psikoterapiler yararlı olabiliyor, çünkü kökeni anlaşılmadıkça bazen bir belirti düzelmiş görünse de, başka br belirtiyle yer değiştirebiliyor. Bu tür psikoterapiler ise genelde uzun süreli ( birkaç yıl) ve sık seanslarla ( en az haftada bir) yürütülüyor.

Örnek:

Bn. B, 24 yaşında. Arkadaşlarıyla gittiği tatil ortamında yılan olduğunu duyması üzerine aşırı bir korku, sıkıntı, titreme, gerginlik hissi ortaya çıkmış. Işığı kapatamıyor, rahat bir uyku uyuyamıyormuş. Bu şekilde iki gün geçirdikten sonra tatilini yarıda keserek geri dönmüş. Şehre döndüğünde rahatlamakla beraber bu defa diğer haşarelere karşı da titizlik göstermeye başlamış. Sürekli kötü birşy olacak hissi ile gerilimi devam etmiş.Uykularının tam olarak düzelmemesi nedeniyle tedavi için başvurmuş.

Bu vakada yalnız yılan korkusuna yönelik alıştırma tedavisinin uygun olmadığı sornucuna varılarak daha genel bir psikoterapi çalışmasına karar verildi.